Çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan      "Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayandır. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir."   "Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." Taha, 82  "De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah…

Çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan "Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayandır. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." "Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." Taha, 82 "De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah…

Zatında, isim ve sıfatlarında eşi ve benzeri bulunmayan, tek olan "O zâtında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde asla şerîki (ortağı) veya nazîri (benzeri) ve dengi bulunmayandır.   "O ancak bir tek Allah'tır." Enam, 19   El-Vahid ismi Allah'ın, zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bölünmesi ve sayısının artması söz konusu olmayan ve bir ve tek olduğunu ifade eden isimdir.

Zatında, isim ve sıfatlarında eşi ve benzeri bulunmayan, tek olan "O zâtında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde asla şerîki (ortağı) veya nazîri (benzeri) ve dengi bulunmayandır. "O ancak bir tek Allah'tır." Enam, 19 El-Vahid ismi Allah'ın, zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bölünmesi ve sayısının artması söz konusu olmayan ve bir ve tek olduğunu ifade eden isimdir.

Şan, şeref ve itibar bakımından kâfirleri alçaltan, değersiz yapan, cezalandıran "Dilediğini, kendince bilinen bir hikmet ile bir şekilde alçaltan, özellikle suçlu olanları sonunda mutlaka buna maruz bırakan O'dur.   Kendisini tanımayan; emir ve yasaklarını dinlemeyen; yasaklarına açıkça karşı gelen, asi, hain, ve mütekebbirler, müstehak oldukları için nihayet alçaltırlar. Sebep bizzat kendileridir; haklarında Allah'ın geçerli kanunu işlemiş ve suçu oldukları için buna muhatap olmuşlardır."

Şan, şeref ve itibar bakımından kâfirleri alçaltan, değersiz yapan, cezalandıran "Dilediğini, kendince bilinen bir hikmet ile bir şekilde alçaltan, özellikle suçlu olanları sonunda mutlaka buna maruz bırakan O'dur. Kendisini tanımayan; emir ve yasaklarını dinlemeyen; yasaklarına açıkça karşı gelen, asi, hain, ve mütekebbirler, müstehak oldukları için nihayet alçaltırlar. Sebep bizzat kendileridir; haklarında Allah'ın geçerli kanunu işlemiş ve suçu oldukları için buna muhatap olmuşlardır."

Çok şerefli, çok itibarlı "Mecid, fiilleri güzel, lütuf, keremi çok, şanı büyük, yüce, kadri çok büyük, medh ve övülmesinde ortağı bulunmayan demektir.   “(Melekler) dediler: “Sen Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, Hamid’dir (övülmeye lâyıktır), Mecîd(dir (cömertliği boldur).” Hûd, 73"

Çok şerefli, çok itibarlı "Mecid, fiilleri güzel, lütuf, keremi çok, şanı büyük, yüce, kadri çok büyük, medh ve övülmesinde ortağı bulunmayan demektir. “(Melekler) dediler: “Sen Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, Hamid’dir (övülmeye lâyıktır), Mecîd(dir (cömertliği boldur).” Hûd, 73"

Faydalı şeyleri yaratan, bütün yaratıklara faydası olan "“Ve Allah’tan başka, sana faydası da, zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma! Eğer böyle yaparsan, o zaman hiç şüphesiz sen zalimlerden olursun.” Yûnus, 106   Gerçekte zararın da faydanın da, hayrın da şerrin de yaratıcısı Allah'tır. İnsana menfaat ve zararlar bazı sebepler ile gelir, o sebebler de Allah'ın yaratmasıyla meydana gelir.   "Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine)…

Faydalı şeyleri yaratan, bütün yaratıklara faydası olan "“Ve Allah’tan başka, sana faydası da, zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma! Eğer böyle yaparsan, o zaman hiç şüphesiz sen zalimlerden olursun.” Yûnus, 106 Gerçekte zararın da faydanın da, hayrın da şerrin de yaratıcısı Allah'tır. İnsana menfaat ve zararlar bazı sebepler ile gelir, o sebebler de Allah'ın yaratmasıyla meydana gelir. "Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine)…

Mâhiyeti akıl ile idrâk olunamayan, haya ile tahayyül edilemeyen, her şeyin iç yüzünü, sırlarını bilen "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3   Yüce Allah bize göre Batındır. Biz O'nu ancak sıfatlarıyla tanıyabiliriz. Zatını bilmemize imkan yoktur. Varlığı varlığının içinde gizlidir.   “Rabbin, onların, sinelerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.” Kasas, 69   O her şeyin içinde ve yakınındadır. Bâtın olmasıyla her şeye aslından daha yakındır."

Mâhiyeti akıl ile idrâk olunamayan, haya ile tahayyül edilemeyen, her şeyin iç yüzünü, sırlarını bilen "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3 Yüce Allah bize göre Batındır. Biz O'nu ancak sıfatlarıyla tanıyabiliriz. Zatını bilmemize imkan yoktur. Varlığı varlığının içinde gizlidir. “Rabbin, onların, sinelerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.” Kasas, 69 O her şeyin içinde ve yakınındadır. Bâtın olmasıyla her şeye aslından daha yakındır."

Bol nimet, maddî ve manevî rızık veren "Beslenerek yaşamaları için bütün canlıların rızıklarını veren yalnız Allah Teala'dır. O'ndan başka rızık veren yoktur. Eğer Allah rızkı kulları için bolca yaysaydı, yeryüzünde taşkınlık yapar ve azarlardı. Allah kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.   Kulun, her istediğini talep etmede helal yollardan hareket ettikten sonra, Rabbine müracaat etmesi lazımdır. Sebeplerine…

Bol nimet, maddî ve manevî rızık veren "Beslenerek yaşamaları için bütün canlıların rızıklarını veren yalnız Allah Teala'dır. O'ndan başka rızık veren yoktur. Eğer Allah rızkı kulları için bolca yaysaydı, yeryüzünde taşkınlık yapar ve azarlardı. Allah kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Kulun, her istediğini talep etmede helal yollardan hareket ettikten sonra, Rabbine müracaat etmesi lazımdır. Sebeplerine…

Yenilmeyen, daima galip gelen      "Allah'ın her şeye, her istediğini yapacak surette galip ve hakim olması, en zorlu zalimlerin bile O'na boyun eğmek mecburiyetinde oldukları, hükmünün dışına çıkamayacağı anlamına gelen ismidir.   Kul, Rabbinin herşeye galip ve hakim olduğunu, ahirette sadece O'na hesap vereceğini, yaratıklardan hiçbirinin, O'nun hükmünün dışına çıkamayacağını bilmeli, O'na ortak koşmaktan sakınmalıdır."

Yenilmeyen, daima galip gelen "Allah'ın her şeye, her istediğini yapacak surette galip ve hakim olması, en zorlu zalimlerin bile O'na boyun eğmek mecburiyetinde oldukları, hükmünün dışına çıkamayacağı anlamına gelen ismidir. Kul, Rabbinin herşeye galip ve hakim olduğunu, ahirette sadece O'na hesap vereceğini, yaratıklardan hiçbirinin, O'nun hükmünün dışına çıkamayacağını bilmeli, O'na ortak koşmaktan sakınmalıdır."

Pinterest
Ara