Bol nimet, maddî ve manevî rızık veren "Beslenerek yaşamaları için bütün canlıların rızıklarını veren yalnız Allah Teala'dır. O'ndan başka rızık veren yoktur. Eğer Allah rızkı kulları için bolca yaysaydı, yeryüzünde taşkınlık yapar ve azarlardı. Allah kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.   Kulun, her istediğini talep etmede helal yollardan hareket ettikten sonra, Rabbine müracaat etmesi lazımdır. Sebeplerine…

Bol nimet, maddî ve manevî rızık veren "Beslenerek yaşamaları için bütün canlıların rızıklarını veren yalnız Allah Teala'dır. O'ndan başka rızık veren yoktur. Eğer Allah rızkı kulları için bolca yaysaydı, yeryüzünde taşkınlık yapar ve azarlardı. Allah kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Kulun, her istediğini talep etmede helal yollardan hareket ettikten sonra, Rabbine müracaat etmesi lazımdır. Sebeplerine…

Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden "Allah'ın pek merhametli, çok rahmet sahibi olması anlamlarına gelen bir sıfat ismidir. Sıfat ismi olmakla beraber, bu ismin Allah'tan başkasına verilmesi uygun görülmez. "Çok rahmet sahibi, gayet merhametli ve sonsuz rahmeti bulunan" diye tefsir edilip açıklanabilirse de, yalnız yüce Allah'ın özel bir ismi olduğundan dolayı tam anlamıyla tercüme edilemez.   Dilimizde onun tam karşılığı olan bir kelime yoktur. "Esirgeyici"…

Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden "Allah'ın pek merhametli, çok rahmet sahibi olması anlamlarına gelen bir sıfat ismidir. Sıfat ismi olmakla beraber, bu ismin Allah'tan başkasına verilmesi uygun görülmez. "Çok rahmet sahibi, gayet merhametli ve sonsuz rahmeti bulunan" diye tefsir edilip açıklanabilirse de, yalnız yüce Allah'ın özel bir ismi olduğundan dolayı tam anlamıyla tercüme edilemez. Dilimizde onun tam karşılığı olan bir kelime yoktur. "Esirgeyici"…

Aydınlatıcı, ışık verici "“Allah, göklerin ve yerin nurudur (aydınlatıcısıdır). O’nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi (dileyeni de) nuruna eriştirir. Allah insanlara…

Aydınlatıcı, ışık verici "“Allah, göklerin ve yerin nurudur (aydınlatıcısıdır). O’nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi (dileyeni de) nuruna eriştirir. Allah insanlara…

Yarattıklarına karşı yumuşak davranan, çok merhametli, çok lütufkâr, ihsan sahibi, insanlara hak ettiklerinden fazlasını veren her şeyin detayını, sırlarını en iyi bilen, işleri çok hassas düzenleyen, gözle görülmeyen "Allah Teâlâ Lâtîf'dir. En ince şeyleri bilir. Çünkü onları yaratan O'dur. Nasıl yapıldığı bilinmiyen, gizli olan en ince şeyleri yapar.   Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle…

Yarattıklarına karşı yumuşak davranan, çok merhametli, çok lütufkâr, ihsan sahibi, insanlara hak ettiklerinden fazlasını veren her şeyin detayını, sırlarını en iyi bilen, işleri çok hassas düzenleyen, gözle görülmeyen "Allah Teâlâ Lâtîf'dir. En ince şeyleri bilir. Çünkü onları yaratan O'dur. Nasıl yapıldığı bilinmiyen, gizli olan en ince şeyleri yapar. Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle…

Öne alan "Yüce Allah, istediği kimseleri yaradılış ve maddi konularda da olur öne geçirir. Allah, canlıların kimini önce, kimini de sonra yaratmıştır. Zenginliği kimine vermiş, kimine vermemiştir.   Allah Teâlâ ancak seçtiklerini ileri almıştır. İnsanların bâzısını dince, dünyaca bâzısı üzerine derece derece yükseltmiştir.Bu yükseltme ve seçme, kullarının amelleri ile ona lâyık olmaları sonucunda olmuştur.   “Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.” Hıcr, 5   Müslüman…

Öne alan "Yüce Allah, istediği kimseleri yaradılış ve maddi konularda da olur öne geçirir. Allah, canlıların kimini önce, kimini de sonra yaratmıştır. Zenginliği kimine vermiş, kimine vermemiştir. Allah Teâlâ ancak seçtiklerini ileri almıştır. İnsanların bâzısını dince, dünyaca bâzısı üzerine derece derece yükseltmiştir.Bu yükseltme ve seçme, kullarının amelleri ile ona lâyık olmaları sonucunda olmuştur. “Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.” Hıcr, 5 Müslüman…

Kıyamet kopunca ölüleri dirilten, mahşer yerine sevk eden, uyarıcı ve müjdeci olarak peygamber gönderen, kıyamette şahitler getiren "Allah Teâlâ insanları, onlar ölüp toprak olduktan sonra âhiret günü dirilterek kabirlerinden kaldıracak ve ruhları ile cesedleri birlikte olarak hesaplarını görecek, sonra da yine ruh ve cesedleri birlikte olarak mükâfat veya cezalarını verecektir.   "Ancak dinleyenler icabet eder. Ölüleri, onları da Allah diriltir. Sonra O'na döndürülürler." En'am, 36"

Kıyamet kopunca ölüleri dirilten, mahşer yerine sevk eden, uyarıcı ve müjdeci olarak peygamber gönderen, kıyamette şahitler getiren "Allah Teâlâ insanları, onlar ölüp toprak olduktan sonra âhiret günü dirilterek kabirlerinden kaldıracak ve ruhları ile cesedleri birlikte olarak hesaplarını görecek, sonra da yine ruh ve cesedleri birlikte olarak mükâfat veya cezalarını verecektir. "Ancak dinleyenler icabet eder. Ölüleri, onları da Allah diriltir. Sonra O'na döndürülürler." En'am, 36"

Varlığı her şeyden âşikâr olan, her şeye galip gelen her şeyden yüce olan "Gördüğümüz her manzara, işittiğimiz her ses, tuttuğumuz, tattığımız her şey, her mana, içimizde ve dışımızda şimdiye kadar anlayıp sezebildiğimiz her şey O'nun varlığına şahiddir.   "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3   Allah Teâlâ'nın varlığı herşeyden âşikârdır."

Varlığı her şeyden âşikâr olan, her şeye galip gelen her şeyden yüce olan "Gördüğümüz her manzara, işittiğimiz her ses, tuttuğumuz, tattığımız her şey, her mana, içimizde ve dışımızda şimdiye kadar anlayıp sezebildiğimiz her şey O'nun varlığına şahiddir. "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3 Allah Teâlâ'nın varlığı herşeyden âşikârdır."

Çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan      "Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayandır. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir."   "Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." Taha, 82  "De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah…

Çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan "Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayandır. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." "Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." Taha, 82 "De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah…

Pinterest
Ara