Didem Madak

Uzun bir dize dayardı hayat her sabah karnıma Şiir için düelloya gelmiş bir sevgili gibi, Sorardı: Daha yazacak mısın? Hayır derdim, Artık yazmayacağım. Ama şöyle denir: Kılıç çeken kılıçla ölür. Ama şöyle denir: Kaderden kaçılmaz.
34 Pinler37 Takipçi
Didem Madak

Didem Madak

Didem Madak

Didem Madak

Ah benim nergis kokulu cehaletim...  Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda  Anlatmak isterdin kendini durmadan  Bir bardağa bile olsa.  Ne diyecektin, ne söyleyecektin  Şairlerin şahı olsan,  Bir AH’dan başka.  Ah benim nergis kokulu cehaletim  Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin.  AH!  Güçlü bir el silkeledi beni sonra  Sanırım tanrının eliydi,  Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,  Çok şey geçmiş gibi başımdan  Ah dedim sonra,  Ah!   İç ses, diye söylendim.  Gel!  Ahlar ağacından sen de…

Ah benim nergis kokulu cehaletim... Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda Anlatmak isterdin kendini durmadan Bir bardağa bile olsa. Ne diyecektin, ne söyleyecektin Şairlerin şahı olsan, Bir AH’dan başka. Ah benim nergis kokulu cehaletim Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin. AH! Güçlü bir el silkeledi beni sonra Sanırım tanrının eliydi, Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan, Çok şey geçmiş gibi başımdan Ah dedim sonra, Ah! İç ses, diye söylendim. Gel! Ahlar ağacından sen de…

Didem Madak

Didem Madak

Seni sevince kıpırdayan her şiiri  Kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum. Grapon Kağıtları, Didem Madak

Seni sevince kıpırdayan her şiiri Kahverengi bir çaydanlıkta saklıyorum. Grapon Kağıtları, Didem Madak

Asaletim de sizin olsun baylar, rezaletim de. Beni bir sütyen lastiğiyle asın. Didem MADAK

Asaletim de sizin olsun baylar, rezaletim de. Beni bir sütyen lastiğiyle asın. Didem MADAK

bazı şarkılar vardır  kırmızı akşamsefalarını anlatır  karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını  komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını  geceyi onlar bahçeye taşırdı  ben ne zaman öleceğim tanrım  sabah olunca mı  keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım  irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi  ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi  şu odanın ortasında dursam  saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım  artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum

bazı şarkılar vardır kırmızı akşamsefalarını anlatır karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını geceyi onlar bahçeye taşırdı ben ne zaman öleceğim tanrım sabah olunca mı keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi şu odanın ortasında dursam saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum

Hep bir mucizenin alt katında yaşıyorsun.  “Keşke yağmura biraz daha yakın dursan” Didem Madak

Hep bir mucizenin alt katında yaşıyorsun. “Keşke yağmura biraz daha yakın dursan” Didem Madak

Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz Didem MADAK

Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz Didem MADAK

Pinterest
Ara