b o o k s

book, books, kitap, kitaplar
58 Pinler106 Takipçiler
SEMAVER "Çok korkuttuk, ağlamadı. Gözleri ağlamaya hazır çocukların gözlerine döndü ama, dudaklarında ufacık bir titreme gözükmedi ve kaşları sabit, kararlı hallerini hiç bozmadılar. Yalnız biraz rüzgârlıydılar." SAİT FAİK ABASIYANIK

SEMAVER "Çok korkuttuk, ağlamadı. Gözleri ağlamaya hazır çocukların gözlerine döndü ama, dudaklarında ufacık bir titreme gözükmedi ve kaşları sabit, kararlı hallerini hiç bozmadılar. Yalnız biraz rüzgârlıydılar." SAİT FAİK ABASIYANIK

LÜZUMSUZ ADAM "Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzinlerinin bile… Mahallemden pek memnunum. Yedi senedir çıkmadım oradan desem yeri. Hiç bir dostum da nerede oturduğumu bilmiyor. Mahallem dediğim; şu yedi senedir – üç ayda bir Karaköy’e inip dükkân kirasını almak biryana- yaşadığım yer üç dört sokak içindedir." SAİT FAİK ABASIYANIK

LÜZUMSUZ ADAM "Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzinlerinin bile… Mahallemden pek memnunum. Yedi senedir çıkmadım oradan desem yeri. Hiç bir dostum da nerede oturduğumu bilmiyor. Mahallem dediğim; şu yedi senedir – üç ayda bir Karaköy’e inip dükkân kirasını almak biryana- yaşadığım yer üç dört sokak içindedir." SAİT FAİK ABASIYANIK

MAHALLE KAHVESİ "Ölüye ağlayamayan insanların huzursuzluğu içindeyim. Gülenlere kızıyorum. Halbuki ben yaşamayı severim, delicesine! Öyle şeyler bana vız gelir ki günler boyunca. Düşmanlıklar, iftiralar, yalanlar, ekmek parama göz dikenler, gidip sevgilime beni yerenler, hepsini hepsini sevdiğim günler, saatler vardır. ... Benden başka hepsi mesut. Topunuzun Allah belasını versin!" SAİT FAİK ABASIYANIK

MAHALLE KAHVESİ "Ölüye ağlayamayan insanların huzursuzluğu içindeyim. Gülenlere kızıyorum. Halbuki ben yaşamayı severim, delicesine! Öyle şeyler bana vız gelir ki günler boyunca. Düşmanlıklar, iftiralar, yalanlar, ekmek parama göz dikenler, gidip sevgilime beni yerenler, hepsini hepsini sevdiğim günler, saatler vardır. ... Benden başka hepsi mesut. Topunuzun Allah belasını versin!" SAİT FAİK ABASIYANIK

DELİ ÇOCUĞUN GÜNCESİ "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim diyor kitabın ön kapağında  arka kapakta ise Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın. diyor" ÖZGÜR BACAKSIZ

DELİ ÇOCUĞUN GÜNCESİ "Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim diyor kitabın ön kapağında arka kapakta ise Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın. diyor" ÖZGÜR BACAKSIZ

KOLLARI BAĞLI DOĞAN "12 Eylül döneminin zulüm ve işkenceleri anlatılıyor. 12 Eylül faşizminin sınıfsal niteliğine de bir eleştiri getiren bu öyküler, yalnızca ülkemizin değil, dünya hapishane yazınının da en canlı, en seçkin örnekleri arasında yer alıyor. Bir eleştiri yazısı yüzünden İstanbul 3 Numaralı Askerî Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanarak on sekiz aya mahkûm edilen Osman Şahin'in hapisteyken gördükleri, yaşadıkları, duydukları... İnsanın özüne yönelik, ağır, sarsıcı öyküler…

KOLLARI BAĞLI DOĞAN "12 Eylül döneminin zulüm ve işkenceleri anlatılıyor. 12 Eylül faşizminin sınıfsal niteliğine de bir eleştiri getiren bu öyküler, yalnızca ülkemizin değil, dünya hapishane yazınının da en canlı, en seçkin örnekleri arasında yer alıyor. Bir eleştiri yazısı yüzünden İstanbul 3 Numaralı Askerî Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanarak on sekiz aya mahkûm edilen Osman Şahin'in hapisteyken gördükleri, yaşadıkları, duydukları... İnsanın özüne yönelik, ağır, sarsıcı öyküler…

EKMEK VE ZEYTİN "Su yoksa, hayat yoksa, aşk da olmaz diyordu. Ben Metin’e üzülüyordum habire. Bu kız onu üzecekti. İstiyordum ki ben üzüleyim. Metin unutsun Hülya’yı, ben seveyim. Çölü değil de evimizin karşısındaki gölü göstereyim ona. Yeşilli, kızıllı dalgaların kıyıya nasıl vurduğunu, böceğin, yılanın nasıl kıvrandığını anlatayım. Sazan çıkar, levrek iner dibe. Sonra bıyıklı, güngörmüş bir balık suyun kabuğundaki sineklere diker gözlerini. “Tanrım,” der. “Suyun öbür yüzü de bu kadar…

EKMEK VE ZEYTİN "Su yoksa, hayat yoksa, aşk da olmaz diyordu. Ben Metin’e üzülüyordum habire. Bu kız onu üzecekti. İstiyordum ki ben üzüleyim. Metin unutsun Hülya’yı, ben seveyim. Çölü değil de evimizin karşısındaki gölü göstereyim ona. Yeşilli, kızıllı dalgaların kıyıya nasıl vurduğunu, böceğin, yılanın nasıl kıvrandığını anlatayım. Sazan çıkar, levrek iner dibe. Sonra bıyıklı, güngörmüş bir balık suyun kabuğundaki sineklere diker gözlerini. “Tanrım,” der. “Suyun öbür yüzü de bu kadar…

BEŞ SEVİM APARTMANI "Sesim ben çok gençken de böyle incecikti. Çocukken bunu kimse yadırgamıyordu. Sonra babam, beni hiç sevmeyen babam, beni hiç sevmeyen babam, bir gün, durup dururken, bana boş boş bakarken, ortada hiçbir neden yokken, - Senin sesin de vücudun gibi çok çirkin, dedi. Bunu dedi ve beni öldürdü, ölümü, soğuk suların fışkırdığı kaynaklara gömdü. İçim o günden sonra hiç ısınmadı." MİNE SÖĞÜT

BEŞ SEVİM APARTMANI "Sesim ben çok gençken de böyle incecikti. Çocukken bunu kimse yadırgamıyordu. Sonra babam, beni hiç sevmeyen babam, beni hiç sevmeyen babam, bir gün, durup dururken, bana boş boş bakarken, ortada hiçbir neden yokken, - Senin sesin de vücudun gibi çok çirkin, dedi. Bunu dedi ve beni öldürdü, ölümü, soğuk suların fışkırdığı kaynaklara gömdü. İçim o günden sonra hiç ısınmadı." MİNE SÖĞÜT

MAVİ SAÇLI KIZ "Sabahları hasta uyanmanı istiyorum. Hastaysan eğer yaşıyorsun demektir." BURÇAK ÇEREZCİOĞLU

MAVİ SAÇLI KIZ "Sabahları hasta uyanmanı istiyorum. Hastaysan eğer yaşıyorsun demektir." BURÇAK ÇEREZCİOĞLU

BİTTİ BİTTİ BİTMEDİ "Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları!" VEDAT TÜRKALİ

BİTTİ BİTTİ BİTMEDİ "Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları!" VEDAT TÜRKALİ

İKİRCİKLİ BİRİCİK "yeni bir hayat kurmak... nasıl oluyordu? önce fikir mi geliyordu? yoksa bir tesadüf sizi fikrin önüne mi getiriyordu? yeni bir hayat için mutlaka, kuvvetli bir rüzgâr mı gerekiyordu? önceki hayatınız artık 'eski' mi oluyordu? eski olanın hükmü kalmıyor muydu? o vakte kadar boşuna mı yaşamış oluyordunuz?" İLHAMİ ALGÖR

İKİRCİKLİ BİRİCİK "yeni bir hayat kurmak... nasıl oluyordu? önce fikir mi geliyordu? yoksa bir tesadüf sizi fikrin önüne mi getiriyordu? yeni bir hayat için mutlaka, kuvvetli bir rüzgâr mı gerekiyordu? önceki hayatınız artık 'eski' mi oluyordu? eski olanın hükmü kalmıyor muydu? o vakte kadar boşuna mı yaşamış oluyordunuz?" İLHAMİ ALGÖR

Pinterest
Ara