Patrick Carney, The Black Keys isminin hikayesini şöyle anlatır: "Dan'in ve benim babalarımızın arkadaşı bir sanatçı vardı, Alfred Mcmoore. Şizofrendi ve Akron'da bir sığınma evinde kalıyordu. Çizim yapmayı çok severdi. Biz çocukken sürekli evimizi arar, babalarımızdan pipo tütünü, diyet kola ve kalem getirmelerini isterdi. Mesajı her zaman "don't be a black key (piyanodaki siyah tuşlar). Don't be a b-flat (si bemol)" diyerek bitirirdi. Bu onun, siyah tuşların uyumsuz olduğunu söyleme…

Patrick Carney, The Black Keys isminin hikayesini şöyle anlatır: "Dan'in ve benim babalarımızın arkadaşı bir sanatçı vardı, Alfred Mcmoore. Şizofrendi ve Akron'da bir sığınma evinde kalıyordu. Çizim yapmayı çok severdi. Biz çocukken sürekli evimizi arar, babalarımızdan pipo tütünü, diyet kola ve kalem getirmelerini isterdi. Mesajı her zaman "don't be a black key (piyanodaki siyah tuşlar). Don't be a b-flat (si bemol)" diyerek bitirirdi. Bu onun, siyah tuşların uyumsuz olduğunu söyleme…

Grup İngiltere'de popüler olan ve grupların, şarkıcıların playback yaptığı Top Of The Pops programına Bohemian Rhapsody için bir video gönderir. Çünkü bu şarkıyı canlı söylüyormuş gibi yapmak imkansızdır. Yayınlandığında büyük sansasyon yaratır, görülmemiş bir promosyon başarısı sağlar. Program videoyu aylarca tekrar tekrar yayınlar ve şarkı da listelerde en üst sıralarda kalır. Bu durum İngiltere'de bir trend yaratır ve gruplar canlı performanslara çıkmak yerine videolar göndermeye başlar.

Grup İngiltere'de popüler olan ve grupların, şarkıcıların playback yaptığı Top Of The Pops programına Bohemian Rhapsody için bir video gönderir. Çünkü bu şarkıyı canlı söylüyormuş gibi yapmak imkansızdır. Yayınlandığında büyük sansasyon yaratır, görülmemiş bir promosyon başarısı sağlar. Program videoyu aylarca tekrar tekrar yayınlar ve şarkı da listelerde en üst sıralarda kalır. Bu durum İngiltere'de bir trend yaratır ve gruplar canlı performanslara çıkmak yerine videolar göndermeye başlar.

80'lerin ünlü grubu Mötley Crüe'nün kurucusu (davulcu Tommy Lee ile birlikte) ve basçısıdır. 80 milyonun üzerinde albüm satmış olmasına karşın, eroin bağımlılığı ve buna bağlı olarak başına gelen olaylarla hatırlanır. Öyle ki  1984 Ozzy Osbourne ile turnedeyken otel odasında kimin daha kopuk olduğuna dair girdikleri iddiada kendini ateşe vermesi Sixx ile ilgili en sıradan hikayelerden biridir. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/nikki-sixx

80'lerin ünlü grubu Mötley Crüe'nün kurucusu (davulcu Tommy Lee ile birlikte) ve basçısıdır. 80 milyonun üzerinde albüm satmış olmasına karşın, eroin bağımlılığı ve buna bağlı olarak başına gelen olaylarla hatırlanır. Öyle ki 1984 Ozzy Osbourne ile turnedeyken otel odasında kimin daha kopuk olduğuna dair girdikleri iddiada kendini ateşe vermesi Sixx ile ilgili en sıradan hikayelerden biridir. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/nikki-sixx

1967 Connecticut New Haven Arena konserinde yerel polis tarafından tutuklandı ve canlı performans sırasında tutuklanan ilk rock yıldızı oldu. Söz konusu gün konser öncesinde, sahne arkasında bir hayranını öperken polise yakalanan Morrison, polisin "ayrılın!" ihtarına "eat it!" diyerek cevap vermişti. Ardından "last chance" uyarısı yapan polise cevabı da "last chance to eat it" olmuştu. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/jim-morrison

1967 Connecticut New Haven Arena konserinde yerel polis tarafından tutuklandı ve canlı performans sırasında tutuklanan ilk rock yıldızı oldu. Söz konusu gün konser öncesinde, sahne arkasında bir hayranını öperken polise yakalanan Morrison, polisin "ayrılın!" ihtarına "eat it!" diyerek cevap vermişti. Ardından "last chance" uyarısı yapan polise cevabı da "last chance to eat it" olmuştu. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/jim-morrison

Şarkının ana melodisi, It's a Beautiful Day'in Bombay Calling isimli şarkısından alınmıştır (Ian Gillan, 2002'deki bir röportajda anlatır). Jon Lord bir gün, klavyede kendi kendine bu parçayı çalarken Gillan duyar ve tabii ki hoşuna gider. Üzerine Vietnam savaşına göndermelerden oluşan sözleri yazar. Sonunda o dönemin ruh halini gösteren bir şarkı çıkar ortaya (bir yanda -It's a Beautiful Day'in- hippi müziği, diğer yanda Vietnam savaşı)...

Şarkının ana melodisi, It's a Beautiful Day'in Bombay Calling isimli şarkısından alınmıştır (Ian Gillan, 2002'deki bir röportajda anlatır). Jon Lord bir gün, klavyede kendi kendine bu parçayı çalarken Gillan duyar ve tabii ki hoşuna gider. Üzerine Vietnam savaşına göndermelerden oluşan sözleri yazar. Sonunda o dönemin ruh halini gösteren bir şarkı çıkar ortaya (bir yanda -It's a Beautiful Day'in- hippi müziği, diğer yanda Vietnam savaşı)...

Mark Knopfler'ın, New York'ta büyük bir mağazadaki teslimatçıları dinleyerek yazdığı şarkıdır. Dükkandaki teşhir televizyonlarında Mtv açıktır ve ürünleri getirip götüren, kurulumları yapan elemanlar bir gözleri televizyonda birbirlerine yakınmaktadırlar. Şarkı sözlerinin çoğu Mtv'ye bakıp bakıp "ipneler nasıl para kazanıyolar, ne cıvır götürüyolar" diyen bu elemanların gerçek söylemlerinden oluşur. Knopfler şarkıyı, hemen orada, o adamların teşhir için kurduğu mutfağın masasında yazar.

Mark Knopfler'ın, New York'ta büyük bir mağazadaki teslimatçıları dinleyerek yazdığı şarkıdır. Dükkandaki teşhir televizyonlarında Mtv açıktır ve ürünleri getirip götüren, kurulumları yapan elemanlar bir gözleri televizyonda birbirlerine yakınmaktadırlar. Şarkı sözlerinin çoğu Mtv'ye bakıp bakıp "ipneler nasıl para kazanıyolar, ne cıvır götürüyolar" diyen bu elemanların gerçek söylemlerinden oluşur. Knopfler şarkıyı, hemen orada, o adamların teşhir için kurduğu mutfağın masasında yazar.

Motown Records'da 7 yıl şarkı sözü yazarlığı yaptıktan sonra bir anda işinden kovulan Dino Fekaris tarafından, bu olaydan yola çıkarak yazılmıştır. Kendini işsiz bir şarkı sözü yazarı olarak bulan Ferakis, birkaç gün sonra odasında televizyonu açar ve kendi yazdığı Generation isimli şarkıyla karşılaşır. Birden kendine güveni geri gelir. Yatakta zıplayarak "başaracağım, tek başıma şarkı sözü yazarı olacağım, hayatta kalacağım!" der... http://bagimsizdegisken.com

Motown Records'da 7 yıl şarkı sözü yazarlığı yaptıktan sonra bir anda işinden kovulan Dino Fekaris tarafından, bu olaydan yola çıkarak yazılmıştır. Kendini işsiz bir şarkı sözü yazarı olarak bulan Ferakis, birkaç gün sonra odasında televizyonu açar ve kendi yazdığı Generation isimli şarkıyla karşılaşır. Birden kendine güveni geri gelir. Yatakta zıplayarak "başaracağım, tek başıma şarkı sözü yazarı olacağım, hayatta kalacağım!" der... http://bagimsizdegisken.com

Emerson Lake And Palmer'ın road manager'lığını ve Jimi Hendrix'in roadie'liğini yapmış olan, Motörhead'in kurucusu ve beyni. Daha çocukken herkesten sürekli borç istediği için lemmy (let me) lakabını aldı. 23 yaşında bass gitar çalmaya başladı ve 1975'te, Hawkwind'den kovulduktan sonra Motörhead'i kurdu. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/ian-lemmy-kilmister

Emerson Lake And Palmer'ın road manager'lığını ve Jimi Hendrix'in roadie'liğini yapmış olan, Motörhead'in kurucusu ve beyni. Daha çocukken herkesten sürekli borç istediği için lemmy (let me) lakabını aldı. 23 yaşında bass gitar çalmaya başladı ve 1975'te, Hawkwind'den kovulduktan sonra Motörhead'i kurdu. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/ian-lemmy-kilmister

Basket Case terimi; duygusal olarak dengesiz veya işlevsiz, genel çeviri ile çatlak insanları tanımlamak için kullanılır. Billie Joe Armstrong, gelişme çağında yaşadığı panik bozukluklardan (gece yarısı aniden uyanarak yaşadığı ataklardan kurtulmak için sokaklarda dolandığını anlatır) yola çıkarak yazdığı şarkı ile ilgili şunu söylemişti: "bununla başa çıkmanın bildiğim tek yolu bir şarkı yazmaktı." Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/green-day-basket-case

Basket Case terimi; duygusal olarak dengesiz veya işlevsiz, genel çeviri ile çatlak insanları tanımlamak için kullanılır. Billie Joe Armstrong, gelişme çağında yaşadığı panik bozukluklardan (gece yarısı aniden uyanarak yaşadığı ataklardan kurtulmak için sokaklarda dolandığını anlatır) yola çıkarak yazdığı şarkı ile ilgili şunu söylemişti: "bununla başa çıkmanın bildiğim tek yolu bir şarkı yazmaktı." Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/green-day-basket-case

Moon, dengesiz kişiliği ve edindiği "Moon The Loon" lakabı ile The Who'ya adapte olmakta hiç zorlanmadı.Bir konserde davullarına su ve balık doldurup kedi kıyafetiyle sahneye çıkarken, albüm kayıtlarında ise vokalleri güldürdüğü için stüdyodan dışarı çıkarılıyordu. Ardından stüdyoya gizlice geri girip vokallere katılan Moon'un sesini Bell Boy, Bucket T, Barbara Ann ve özellikle Pictures of Lily isimli şarkılarda duyabilirsiniz. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/keith-moon

Moon, dengesiz kişiliği ve edindiği "Moon The Loon" lakabı ile The Who'ya adapte olmakta hiç zorlanmadı.Bir konserde davullarına su ve balık doldurup kedi kıyafetiyle sahneye çıkarken, albüm kayıtlarında ise vokalleri güldürdüğü için stüdyodan dışarı çıkarılıyordu. Ardından stüdyoya gizlice geri girip vokallere katılan Moon'un sesini Bell Boy, Bucket T, Barbara Ann ve özellikle Pictures of Lily isimli şarkılarda duyabilirsiniz. Devamı: http://bagimsizdegisken.com/portfolio/keith-moon

Pinterest • Dünyanın fikir kataloğu
Ara