Duaları, istekleri, dilekleri kabul eden, ihtiyaçları karşılayan, sıkıntıları gideren "Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." Bakara, 186 Şu ayrımın bilinmesi gerekir. Cevab vermek farklı, kabûl etmek farklıdır. Âyet-i kerîmede, Allah tarafından her duaya cevab verileceği vadedilir: Fakat kabûl…

Duaları, istekleri, dilekleri kabul eden, ihtiyaçları karşılayan, sıkıntıları gideren "Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki doğru yolu bulmuş olurlar." Bakara, 186 Şu ayrımın bilinmesi gerekir. Cevab vermek farklı, kabûl etmek farklıdır. Âyet-i kerîmede, Allah tarafından her duaya cevab verileceği vadedilir: Fakat kabûl…

Varlığı her şeyden âşikâr olan, her şeye galip gelen her şeyden yüce olan "Gördüğümüz her manzara, işittiğimiz her ses, tuttuğumuz, tattığımız her şey, her mana, içimizde ve dışımızda şimdiye kadar anlayıp sezebildiğimiz her şey O'nun varlığına şahiddir. "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3 Allah Teâlâ'nın varlığı herşeyden âşikârdır."

Varlığı her şeyden âşikâr olan, her şeye galip gelen her şeyden yüce olan "Gördüğümüz her manzara, işittiğimiz her ses, tuttuğumuz, tattığımız her şey, her mana, içimizde ve dışımızda şimdiye kadar anlayıp sezebildiğimiz her şey O'nun varlığına şahiddir. "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3 Allah Teâlâ'nın varlığı herşeyden âşikârdır."

Çok affeden, çok bağışlayan "Allah Teâlâ'nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez. Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder. "O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah'tandı...

Çok affeden, çok bağışlayan "Allah Teâlâ'nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez. Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder. "O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah'tandı...

Öne alan "Yüce Allah, istediği kimseleri yaradılış ve maddi konularda da olur öne geçirir. Allah, canlıların kimini önce, kimini de sonra yaratmıştır. Zenginliği kimine vermiş, kimine vermemiştir. Allah Teâlâ ancak seçtiklerini ileri almıştır. İnsanların bâzısını dince, dünyaca bâzısı üzerine derece derece yükseltmiştir.Bu yükseltme ve seçme, kullarının amelleri ile ona lâyık olmaları sonucunda olmuştur. “Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.” Hıcr, 5 Müslüman, Allah'ın…

Öne alan "Yüce Allah, istediği kimseleri yaradılış ve maddi konularda da olur öne geçirir. Allah, canlıların kimini önce, kimini de sonra yaratmıştır. Zenginliği kimine vermiş, kimine vermemiştir. Allah Teâlâ ancak seçtiklerini ileri almıştır. İnsanların bâzısını dince, dünyaca bâzısı üzerine derece derece yükseltmiştir.Bu yükseltme ve seçme, kullarının amelleri ile ona lâyık olmaları sonucunda olmuştur. “Hiçbir ümmet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.” Hıcr, 5 Müslüman, Allah'ın…

İstediği şeye engel olan, koruyan, kurtaran, yardım eden "“Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O’nun lûtfunu engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.” Yûnûs, 107 Yüce Allah, bazı isteklere de müsaade etmez. İsteyenin yapıştığı sebebler kısır kalır, çabalar netice vermez. "Allah'ın insanlara açacağı herhangi bir rahmeti tutup h...

İstediği şeye engel olan, koruyan, kurtaran, yardım eden "“Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O’nun lûtfunu engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.” Yûnûs, 107 Yüce Allah, bazı isteklere de müsaade etmez. İsteyenin yapıştığı sebebler kısır kalır, çabalar netice vermez. "Allah'ın insanlara açacağı herhangi bir rahmeti tutup h...

İbadet eden kullarının mükâfatlarını bolca veren, az çok her itaati ödüllendiren "Az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden demektir. Bu mânaya Allah'dan başka hakikî sâhip yoktur “Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah Şekûr (çok mükâfat verendir), Halîm’dir.” Tegâbün, 17 “Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah Şâkir...

İbadet eden kullarının mükâfatlarını bolca veren, az çok her itaati ödüllendiren "Az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden demektir. Bu mânaya Allah'dan başka hakikî sâhip yoktur “Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah Şekûr (çok mükâfat verendir), Halîm’dir.” Tegâbün, 17 “Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah Şâkir...

Suçluları cezalandıran "Allah daima galiptir, öç alandır." Maide, 95 Allah Teâlâ, her topluma, içine düştükleri şirkten ve bozulmuşluktan kurtarmak için elçiler göndermiş ve onları uyarmıştır. Allah’ın davetine uymayıp kulak tıkayarak şeytanlaşanlardan, kendilerine gönderilen peygamberlere ve inananlara haksızlık yapmaktan geri durmayanlardan. Hakk Teâlâ Hazretleri peygamberlerine ve salih kullarına eza ve cefa çektiren kavimlerden el-Müntekım isminin tecellileri ile intikam almıştır. "Fakat…

Suçluları cezalandıran "Allah daima galiptir, öç alandır." Maide, 95 Allah Teâlâ, her topluma, içine düştükleri şirkten ve bozulmuşluktan kurtarmak için elçiler göndermiş ve onları uyarmıştır. Allah’ın davetine uymayıp kulak tıkayarak şeytanlaşanlardan, kendilerine gönderilen peygamberlere ve inananlara haksızlık yapmaktan geri durmayanlardan. Hakk Teâlâ Hazretleri peygamberlerine ve salih kullarına eza ve cefa çektiren kavimlerden el-Müntekım isminin tecellileri ile intikam almıştır. "Fakat…

Zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan "“Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise zengin ve her hamde lâyıktır.”Fâtır, 15 "Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah size muhtaç değildir." Zümer, 7 Yerin, göğün sahibi Yüce Allah, zenginliğinden dilediği kuluna vererek onu zengin kılandır! “Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O’dur.” Necm sûresi, 48 Hiçbir zaman, hiçbir surette, hiçbir şeye muhtaç olmayan, bunun yanında her şeyin kendisine muhtaç olduğu tek zengin Yüce Allah'tır."

Zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan "“Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise zengin ve her hamde lâyıktır.”Fâtır, 15 "Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah size muhtaç değildir." Zümer, 7 Yerin, göğün sahibi Yüce Allah, zenginliğinden dilediği kuluna vererek onu zengin kılandır! “Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O’dur.” Necm sûresi, 48 Hiçbir zaman, hiçbir surette, hiçbir şeye muhtaç olmayan, bunun yanında her şeyin kendisine muhtaç olduğu tek zengin Yüce Allah'tır."

İnsanlara mal mülk veren, onları zengin yapan, cömert, nimet sahibi "Allah Teâlâ dilediğini zengin eder, ömür boyunca zengin olarak yaşatır. Dilediğini de ömür boyunca fakirlik içinde bırakır. "Zengin eden de yoksul kılan da O'dur." Necm, 48 Yüce Allah, Bazı kullarını zenginken fakir, bazılarını fakirken zengin yapar. "Seni fakir bulup zengin etmedi mi?" Duha, 8 Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur; “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zenginliğidir.” Buhârî, Rikâk, 15; Müsli

İnsanlara mal mülk veren, onları zengin yapan, cömert, nimet sahibi "Allah Teâlâ dilediğini zengin eder, ömür boyunca zengin olarak yaşatır. Dilediğini de ömür boyunca fakirlik içinde bırakır. "Zengin eden de yoksul kılan da O'dur." Necm, 48 Yüce Allah, Bazı kullarını zenginken fakir, bazılarını fakirken zengin yapar. "Seni fakir bulup zengin etmedi mi?" Duha, 8 Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmuştur; “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zenginliğidir.” Buhârî, Rikâk, 15; Müsli

Dilediğine rızkı bol veren "Dilediği kullarının rızkını genişleten veya ruhlarını cesetlere yayan anlamına gelir. Yaratıkların hayatı, Allah'ın kudret elindedir. O istediği kulundan ihsan ettiği serveti evlad, hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir, istediği kulunada yepyeni bir hayat, neşe ve rızk bolluğu verir. Rızık, fakir ve zengin herkese ulaştırılır. Allah, rızkın insanlar arasında eşit olmamasında derin ibretler bulunduğunu da beyan buyurmuştur."

Dilediğine rızkı bol veren "Dilediği kullarının rızkını genişleten veya ruhlarını cesetlere yayan anlamına gelir. Yaratıkların hayatı, Allah'ın kudret elindedir. O istediği kulundan ihsan ettiği serveti evlad, hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir, istediği kulunada yepyeni bir hayat, neşe ve rızk bolluğu verir. Rızık, fakir ve zengin herkese ulaştırılır. Allah, rızkın insanlar arasında eşit olmamasında derin ibretler bulunduğunu da beyan buyurmuştur."

İnsanların bütün yaptıklarını, olup biten her şeyi bilen ve koruyan "Herşeyin miktarını bilip eksiksiz sayabilen, ilmi herşeyi kuşatan yalnız Allah'dır. “Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân’ın huzuruna kul olarak çıkmasın. And olsun ki Allah onların hepsini kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır Kıyamet günü onların her biri Allah’ın huzuruna tek başına çıkacaktır.” Meryem, 93, 94, 95"

İnsanların bütün yaptıklarını, olup biten her şeyi bilen ve koruyan "Herşeyin miktarını bilip eksiksiz sayabilen, ilmi herşeyi kuşatan yalnız Allah'dır. “Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân’ın huzuruna kul olarak çıkmasın. And olsun ki Allah onların hepsini kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır Kıyamet günü onların her biri Allah’ın huzuruna tek başına çıkacaktır.” Meryem, 93, 94, 95"

Zarar veren şeyleri yaratan, âsileri zarar vererek cezalandıran "Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O'ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, herşeye güç yetirendir." Enam,17 Tatlı, güzel şeyleri yaratan Yüce Allah, acıyı, sıkıntıyı ve kederli şeyleri de yaratmıştır. Yüce Allah, her şeyi zıddıyla dengeleyerek o eşsiz kudretini gösterir kullarına. Onların ellerindeki nimetlerin kıymetini bilmelerini, anlamalarını ve idrak etmelerini ister."

Zarar veren şeyleri yaratan, âsileri zarar vererek cezalandıran "Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O'ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, herşeye güç yetirendir." Enam,17 Tatlı, güzel şeyleri yaratan Yüce Allah, acıyı, sıkıntıyı ve kederli şeyleri de yaratmıştır. Yüce Allah, her şeyi zıddıyla dengeleyerek o eşsiz kudretini gösterir kullarına. Onların ellerindeki nimetlerin kıymetini bilmelerini, anlamalarını ve idrak etmelerini ister."

Sonlu ve ölümlü olmayan, varlığı sürekli olan, ebedî "Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak" Rahman, 27 Kainat yokken zaman da yoktu, ancak Yüce Allah vardı. Kıyamet kopunca zaman da sona erecek, fakat Allahü Teala Baki'dir. O'nun zatından başka herşey yokluk demektir. O, zatında diri, ezelî ve ebedî, varlığı kendisiyle var olandır. “Yer üzerinde bulunan her şey fânidir. Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.” Rahmân, 26-27"

Sonlu ve ölümlü olmayan, varlığı sürekli olan, ebedî "Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak" Rahman, 27 Kainat yokken zaman da yoktu, ancak Yüce Allah vardı. Kıyamet kopunca zaman da sona erecek, fakat Allahü Teala Baki'dir. O'nun zatından başka herşey yokluk demektir. O, zatında diri, ezelî ve ebedî, varlığı kendisiyle var olandır. “Yer üzerinde bulunan her şey fânidir. Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.” Rahmân, 26-27"

Her işinde isabetli olan, doğru yolu en iyi gösteren "Yüce Allah, hiçbir işi boş ve faydasız olmayandır, hiçbir tedbîrinde yanılmayandır, hiçbir takdîrinde hikmetsizlik bulunmayandır. O, doğru ve selâmet yolu gösterendir. "Rabbimiz! Bize tarafından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" Kehf, 10 İnsanları doğru yola ileten, varlıklarının ve hayatlarının düzene girmesini sağlayan yararları gösteren Yüce Allah'tır. "Şüphesiz ki Allah, iman…

Her işinde isabetli olan, doğru yolu en iyi gösteren "Yüce Allah, hiçbir işi boş ve faydasız olmayandır, hiçbir tedbîrinde yanılmayandır, hiçbir takdîrinde hikmetsizlik bulunmayandır. O, doğru ve selâmet yolu gösterendir. "Rabbimiz! Bize tarafından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" Kehf, 10 İnsanları doğru yola ileten, varlıklarının ve hayatlarının düzene girmesini sağlayan yararları gösteren Yüce Allah'tır. "Şüphesiz ki Allah, iman…

Zatı, isim ve sıfatları, şanı ve şerefi, kadri ve kıymeti, değer ve izzeti pek yüce, ulu ve büyük "Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O'na mahsustur. "O, gaybı da, müsahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir." Rad, 9 "Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır." Mumin, 12"

Zatı, isim ve sıfatları, şanı ve şerefi, kadri ve kıymeti, değer ve izzeti pek yüce, ulu ve büyük "Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O'na mahsustur. "O, gaybı da, müsahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir." Rad, 9 "Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır." Mumin, 12"

Öncesi olmayan, yaratılmamış, ezelî ve kadîm tek varlık "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3 Allah Teâlâ, başlangıcı ve sonu olmayandır. O, her şeyden öncekidir ve her şeyden sonrakidir. Başlangıç ilk olarak Allah'la başladı, son olarak dönüş yine O'nadır"

Öncesi olmayan, yaratılmamış, ezelî ve kadîm tek varlık "O Evvel'dir, Ahir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır." Hadid, 3 Allah Teâlâ, başlangıcı ve sonu olmayandır. O, her şeyden öncekidir ve her şeyden sonrakidir. Başlangıç ilk olarak Allah'la başladı, son olarak dönüş yine O'nadır"

Pinterest
Search