Kitapika

Kitapika

Kitapika, Türkiye'nin en büyük online kitap kulübü.
Kitapika adlı kullanıcıdan daha fazla fikir

Dünyadan harika kitapçılara bakmaya devam ediyoruz. Kanada, Toronto'da Runnymede tiyatrosunda hizmet veren "Chapters" kitaplar arasında oldukça "sanatsal" bir yolculuk yapmaya olanak sağlıyor gibi. http://www.kitapika.com/

"Özgün üslubuyla, ilk kitabı Tatlı Rüyalar´dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen Alper Canıgüz´den yine eğlenceli, heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera..." Alper Canıgüz, Almanca'ya çevrilen ikinci romanı "Gizli Ajans"la, Almanya'da 3 ayda bir yayımlanan dünya edebiyatının "en iyiler" listesine giren ilk Türk romancı oldu. Canıgüz, listede, altıncı sırada yer bulabilen Nobel ödüllü Çinli yazar Mo Yan'ı geçerek ikinci sırada yer aldı.

Merhmet Turgut'un objektifinden "Aşk" kadını Elif Şafak.

Belki ülkemizde böyle kitapçılar olsa bizim de okuma iştahımız açılabilir! Hollanda'da eski bir kilisenin kitapçıya dönüştürülmesinden ortaya çıkan şaheser, Selexyz Bookstore (Boekhandel Selexyz). Beğendiniz mi? http://www.kitapika.com/kitap.html

Önce tiyatro olarak inşa edilen daha sonra sinema olarak kullanılan bu muhteşem yapı şimdilerde Arjantin'in en harika kitapçısı. Karşınızda Librería El Ateneo Grand Splendid. http://www.kitapika.com

Paris'te bulunan "Shakespeare & Company" bir kitapçı için oldukça sıcak ve kişiselleştirilmiş bir görüntüye sahip değil mi? Herhalde, böyle bir odada kitap kurdu olmaktan başka bir çare kalmaz! :) http://www.kitapika.com

Kevin Dutton, yüksek güvenlikli hastanelerin psikopati koğuşları, Budist tapınakları -kapaktaki ermiş kelimesi maalesef nedensiz kullanılmadı- ve komando eğitim kampları gibi yalnız özel izinle girilebilen sıra dışı yerlerde sayesinde bizzat yaptığı gözlemleri, beyin taraması gibi gelişmiş yöntemler ve benzeri bilimsel araştırmalarla harmanlayarak, başarılı bir cerrahla seri katil arasındaki çizginin aslında nasıl da ipince olduğunu gözlerimizin önüne seriyor.

Cafebreria El Pendulo, Meksika'nın başkenti Mexico City'de bir kitapçı. Yeni şeyler araştırırken bu insanın içini açan ortamda, hatta bir de kahve söyleyerek... Nefis! :)

"...Koku'yu ilk açtığımda bir tırın ön mahallinde altı saatlik yolculuğumun başlarındaydım. Koltukta değil iki büklüm ve epey rahatsız vaziyette yatakta oturuyor, okuma mücadelesi veriyordum. Ve bu uzun tasvirlerle dolu, az diyaloglu klasiği o yolculukta bitirdim. Kitap bana başka bir seçenek sunmamıştı. Koku işte böyle bir kitaptır."

Konuşuyoruz seninle. Yavaş yavaş iyileştiğini hissediyorum. Öfken azalıyor. Artık Tanrıya kızmıyor gibisin. Ve artık şükür ki, yaralarından ibaret değilsin. Hayatın çiçek tozları gibi oradan oraya neşe içinde uçuşuyor. Varoluşuna sinen ıstırap sanki daha derinlere, kımıldadığında hissetmeyeceğin bir yerlere iniyor. Onunla da başın hoş olsun, çünkü bir anlamı var.