Pinterest

Lev Tolstoy Kitapları

16 Pins46 Followers
Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.

Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.

İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir ömür sürmüş olduğunu fark eder.

İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir ömür sürmüş olduğunu fark eder.

Bu kitap Tolstoy’un ömrünün son yirmi beş yılında yazdığı “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Polikuşka”, “Üç Ölüm”, “Asuri Hükümdarı Asarhadon”, “İlyas”, “Büyükler Küçüklerden Akıllı Çıktı” ve “Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum” adlı öykülerden oluşmaktadır.

Bu kitap Tolstoy’un ömrünün son yirmi beş yılında yazdığı “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Polikuşka”, “Üç Ölüm”, “Asuri Hükümdarı Asarhadon”, “İlyas”, “Büyükler Küçüklerden Akıllı Çıktı” ve “Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum” adlı öykülerden oluşmaktadır.

Anna Karenina, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla ışık tutan bir başyapıt.

Anna Karenina, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla ışık tutan bir başyapıt.

Tolstoy’un şiddetli bir ruhsal kriz içerisindeyken kaleme aldığı Kroyçer Sonat’ın merkezinde ‘Hıristiyan evliliği’nin imkânsız olduğu düşüncesi yatar.

Tolstoy’un şiddetli bir ruhsal kriz içerisindeyken kaleme aldığı Kroyçer Sonat’ın merkezinde ‘Hıristiyan evliliği’nin imkânsız olduğu düşüncesi yatar.

Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan bir başyapıt. Avrupa’daki monarşileri birbiri ardına bozguna uğratarak ilerleyen Napolyon orduları Moskova’ya doğru ilerlemektedir. Rus aristokratları, bu ürkütücü savaş makinesi karşısında bir yandan muharebeye hazırlanmakta, bir yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır.

Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan bir başyapıt. Avrupa’daki monarşileri birbiri ardına bozguna uğratarak ilerleyen Napolyon orduları Moskova’ya doğru ilerlemektedir. Rus aristokratları, bu ürkütücü savaş makinesi karşısında bir yandan muharebeye hazırlanmakta, bir yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır.

Hıristiyanlığın; hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap verememesi karşısında, geleneksel Ortodoks Hıristiyanlığına olan inancını kaybeden Tolstoy, İtiraflarım'da hayatın ne olduğunu, neden ve nasıl yaşanabileceğini ve ölümü seçmenin en doğru yol olup olmadığını sorgular.

The soul-searching book that inspired Gandhi to embrace the concept of passive resistance, Tolstoy's 1894 polemic clearly outlines a radical, well-reasoned revision of traditional Christian thinking.

Üç Ölüm'de Tolstoy'un 1850'lerin ikinci yarısında, otuzlu yaşlarındayken kaleme aldığı beş hikâyesini sunuyoruz. Zenginlik, sefalet, çaresizlik, mutluluk, ölüm, tabiat ve müzikten söz eden bu hikâyelerde yine Tolstoy'un derin insan kavrayışıyla, hiçbir ayrıntıyı ihmal etmeyen keskin bakışıyla ve akıldan çıkmayacak sahne ve kahramanlarıyla karşılaşıyoruz.

Üç Ölüm'de Tolstoy'un 1850'lerin ikinci yarısında, otuzlu yaşlarındayken kaleme aldığı beş hikâyesini sunuyoruz. Zenginlik, sefalet, çaresizlik, mutluluk, ölüm, tabiat ve müzikten söz eden bu hikâyelerde yine Tolstoy'un derin insan kavrayışıyla, hiçbir ayrıntıyı ihmal etmeyen keskin bakışıyla ve akıldan çıkmayacak sahne ve kahramanlarıyla karşılaşıyoruz.

Tolstoy Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik’te kendi hayatından hareketle, varlıklı bir ailenin oğlu olan Nikolenka’nın iç dünyasını keşfe çıkıyor. Küçük yaştan itibaren büyüyüp gelişmesine tanık olduğumuz kahramanın özel öğretmeniyle, sevgili annesiyle, soğuk ve mesafeli babasıyla, kardeşleriyle ilişkisini okurken, geri planda kişiliğinin nasıl şekillenip ortaya çıktığını görüyoruz.

Tolstoy Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik’te kendi hayatından hareketle, varlıklı bir ailenin oğlu olan Nikolenka’nın iç dünyasını keşfe çıkıyor. Küçük yaştan itibaren büyüyüp gelişmesine tanık olduğumuz kahramanın özel öğretmeniyle, sevgili annesiyle, soğuk ve mesafeli babasıyla, kardeşleriyle ilişkisini okurken, geri planda kişiliğinin nasıl şekillenip ortaya çıktığını görüyoruz.

Bireysel vicdanın uyanışını anlatırken hukuk sisteminin adaletsizliğini, imkânsız bir aşk öyküsünü resmederken Hıristiyanlığın kalıplaşmış yanlışlarını ele alan Diriliş, Tolstoy’un hem bireyi hem toplumu eleştirdiği en acımasız romanıdır.

Bireysel vicdanın uyanışını anlatırken hukuk sisteminin adaletsizliğini, imkânsız bir aşk öyküsünü resmederken Hıristiyanlığın kalıplaşmış yanlışlarını ele alan Diriliş, Tolstoy’un hem bireyi hem toplumu eleştirdiği en acımasız romanıdır.

Turgenyev’in “Dilimizde yazılmış en güzel hikâye” olarak nitelediği Kazaklar Tolstoy’un hayatından izler taşımaktadır.

Turgenyev’in “Dilimizde yazılmış en güzel hikâye” olarak nitelediği Kazaklar Tolstoy’un hayatından izler taşımaktadır.

Tolstoy, İnsan Ne İle Yaşar’daki tüm öykülerinde insanın özünde iyilik olduğunu vurgular. Şeytan ve meleği temsil eden karakterleri öykülerinde kullanarak, insanın er ya da geç iyiliğin peşinden gidebileceğini anlatmak ister.

Tolstoy, İnsan Ne İle Yaşar’daki tüm öykülerinde insanın özünde iyilik olduğunu vurgular. Şeytan ve meleği temsil eden karakterleri öykülerinde kullanarak, insanın er ya da geç iyiliğin peşinden gidebileceğini anlatmak ister.

“Bu öykünün bir kısmını bizzat yaşadım, bir kısmını olup bitenleri kendi gözleriyle görenlerden dinledim. Bir kısmını da hayalimde canlandırdım. İşte, boş kalan yerlerini hayalimde tamamladığım öykü budur.”

“Bu öykünün bir kısmını bizzat yaşadım, bir kısmını olup bitenleri kendi gözleriyle görenlerden dinledim. Bir kısmını da hayalimde canlandırdım. İşte, boş kalan yerlerini hayalimde tamamladığım öykü budur.”

Tolstoy'un hikâyelerinin bu ilk cildinde, yazarın farklı dönemlerinde kaleme aldığı üç önemli hikâyesini okuyacaksınız. Hikâyelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861’de yazılmış olan Polikuşka'nın temelinde Tolstoy'un Brüksel'deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor.

Tolstoy'un hikâyelerinin bu ilk cildinde, yazarın farklı dönemlerinde kaleme aldığı üç önemli hikâyesini okuyacaksınız. Hikâyelerin üçünde de kar yağıyor. En erken tarihli olan Tipi (1856) ölüm korkusu, hayatta kalmak ve hatırlamak hakkında. 1861’de yazılmış olan Polikuşka'nın temelinde Tolstoy'un Brüksel'deyken duyduğu köy hayatıyla ilgili gerçek bir olay yatıyor.

Yarı otobiyografik bir roman olan Çocukluğum, Tolstoy’un yayımlanan ilk eseridir. Tolstoy bu eserinde hem çocukluk anılarını belgelemiş, hem de bir çocuğun acılarını, sevinçlerini anlatmıştır.

Yarı otobiyografik bir roman olan Çocukluğum, Tolstoy’un yayımlanan ilk eseridir. Tolstoy bu eserinde hem çocukluk anılarını belgelemiş, hem de bir çocuğun acılarını, sevinçlerini anlatmıştır.


More ideas