Lev Tolstoy Kitapları

16 Pinler47 Takipçi
Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.

Tolstoy’un otobiyografik yanı da olan novellası Aile Mutluluğu, yazarın erken dönem eserlerinin pırıltılı bir örneğidir.

İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir ömür sürmüş olduğunu fark eder.

İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir ömür sürmüş olduğunu fark eder.

Anna Karenina, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla ışık tutan bir başyapıt.

Anna Karenina, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla ışık tutan bir başyapıt.

Bu kitap Tolstoy’un ömrünün son yirmi beş yılında yazdığı “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Polikuşka”, “Üç Ölüm”, “Asuri Hükümdarı Asarhadon”, “İlyas”, “Büyükler Küçüklerden Akıllı Çıktı” ve “Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum” adlı öykülerden oluşmaktadır.

Bu kitap Tolstoy’un ömrünün son yirmi beş yılında yazdığı “Sevgi Neredeyse Tanrı Oradadır”, “Polikuşka”, “Üç Ölüm”, “Asuri Hükümdarı Asarhadon”, “İlyas”, “Büyükler Küçüklerden Akıllı Çıktı” ve “Tavuk Yumurtası Büyüklüğündeki Tohum” adlı öykülerden oluşmaktadır.

Tolstoy’un şiddetli bir ruhsal kriz içerisindeyken kaleme aldığı Kroyçer Sonat’ın merkezinde ‘Hıristiyan evliliği’nin imkânsız olduğu düşüncesi yatar.

Tolstoy’un şiddetli bir ruhsal kriz içerisindeyken kaleme aldığı Kroyçer Sonat’ın merkezinde ‘Hıristiyan evliliği’nin imkânsız olduğu düşüncesi yatar.

Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan bir başyapıt. Avrupa’daki monarşileri birbiri ardına bozguna uğratarak ilerleyen Napolyon orduları Moskova’ya doğru ilerlemektedir. Rus aristokratları, bu ürkütücü savaş makinesi karşısında bir yandan muharebeye hazırlanmakta, bir yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır.

Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalini ve bu savaşın, özellikle aristokrat çevrelerde yarattığı altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle, ayrıntılı ve derinlikli analizlerle yansıtan bir başyapıt. Avrupa’daki monarşileri birbiri ardına bozguna uğratarak ilerleyen Napolyon orduları Moskova’ya doğru ilerlemektedir. Rus aristokratları, bu ürkütücü savaş makinesi karşısında bir yandan muharebeye hazırlanmakta, bir yandan da kişisel dertleriyle boğuşmaktadır.

Hıristiyanlığın; hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap verememesi karşısında, geleneksel Ortodoks Hıristiyanlığına olan inancını kaybeden Tolstoy, İtiraflarım'da hayatın ne olduğunu, neden ve nasıl yaşanabileceğini ve ölümü seçmenin en doğru yol olup olmadığını sorgular.

Hıristiyanlığın; hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap verememesi karşısında, geleneksel Ortodoks Hıristiyanlığına olan inancını kaybeden Tolstoy, İtiraflarım'da hayatın ne olduğunu, neden ve nasıl yaşanabileceğini ve ölümü seçmenin en doğru yol olup olmadığını sorgular.

Tolstoy Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik’te kendi hayatından hareketle, varlıklı bir ailenin oğlu olan Nikolenka’nın iç dünyasını keşfe çıkıyor. Küçük yaştan itibaren büyüyüp gelişmesine tanık olduğumuz kahramanın özel öğretmeniyle, sevgili annesiyle, soğuk ve mesafeli babasıyla, kardeşleriyle ilişkisini okurken, geri planda kişiliğinin nasıl şekillenip ortaya çıktığını görüyoruz.

Tolstoy Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik’te kendi hayatından hareketle, varlıklı bir ailenin oğlu olan Nikolenka’nın iç dünyasını keşfe çıkıyor. Küçük yaştan itibaren büyüyüp gelişmesine tanık olduğumuz kahramanın özel öğretmeniyle, sevgili annesiyle, soğuk ve mesafeli babasıyla, kardeşleriyle ilişkisini okurken, geri planda kişiliğinin nasıl şekillenip ortaya çıktığını görüyoruz.

Bireysel vicdanın uyanışını anlatırken hukuk sisteminin adaletsizliğini, imkânsız bir aşk öyküsünü resmederken Hıristiyanlığın kalıplaşmış yanlışlarını ele alan Diriliş, Tolstoy’un hem bireyi hem toplumu eleştirdiği en acımasız romanıdır.

Bireysel vicdanın uyanışını anlatırken hukuk sisteminin adaletsizliğini, imkânsız bir aşk öyküsünü resmederken Hıristiyanlığın kalıplaşmış yanlışlarını ele alan Diriliş, Tolstoy’un hem bireyi hem toplumu eleştirdiği en acımasız romanıdır.

Turgenyev’in “Dilimizde yazılmış en güzel hikâye” olarak nitelediği Kazaklar Tolstoy’un hayatından izler taşımaktadır.

Turgenyev’in “Dilimizde yazılmış en güzel hikâye” olarak nitelediği Kazaklar Tolstoy’un hayatından izler taşımaktadır.


Daha fazla fikir
Pinterest
Ara