YABANCI & ŞAHMERAN - ÖZNUR YILDIRIM

YABANCI VEYL & ÖZNUR YILDIRIM (Kitap Tanıtım Videosu #1)

YABANCI VEYL & ÖZNUR YILDIRIM (Kitap Tanıtım Videosu #1)

13 Şubat 1997 tarihinde Edirne’de doğan yazar, Türkiye’nin birçok şehrine ayak izlerini bırakmış bir asker kızıdır. Küçük yaşından itibaren yazar olma hayali her geçen gün güçlenen Öznur Yıldırım, 2014 yılında katıldığı yarışmada MORBİDEZZA adlı kısa öyküsüyle Türkiye birincisi seçilmiş, jüri üyelerinin ve okuyanların büyük beğenisini kazanmıştır.   YABANCI serisiyle yazarlık kariyerine ilk adımını atan Yıldırım, Ankara’da yaşamaktadır.

13 Şubat 1997 tarihinde Edirne’de doğan yazar, Türkiye’nin birçok şehrine ayak izlerini bırakmış bir asker kızıdır. Küçük yaşından itibaren yazar olma hayali her geçen gün güçlenen Öznur Yıldırım, 2014 yılında katıldığı yarışmada MORBİDEZZA adlı kısa öyküsüyle Türkiye birincisi seçilmiş, jüri üyelerinin ve okuyanların büyük beğenisini kazanmıştır. YABANCI serisiyle yazarlık kariyerine ilk adımını atan Yıldırım, Ankara’da yaşamaktadır.

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.   Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum. Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.   Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum. Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.   Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum. Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.   Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum. Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu. Konuşmadı, konuşmadım. Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik. Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım. Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Okuyucuların heyecanla beklediği Yabancı & Şahmeran, ön satışa çıktı.

Okuyucuların heyecanla beklediği Yabancı & Şahmeran, ön satışa çıktı.

Pinterest
Ara